Psikolog Kimdir? Ne iş yapar?

Psikologlar üniversitelerin Fen-Edebiyat ve ya Edebiyat Fakültelerinin 4 yıllık Psikoloji bölümünden mezun olmuş kişilerdir. Psikolojinin sosyal psikoloji, gelişim psikolojisi, klinik psikoloji, endüstri ve örgüt psikolojisi, psikometri ve deneysel psikoloji gibi alt alanları vardır. Bu alt alanlardan klinik psikolojisi alanında yüksek lisans derecesi almış kişiler klinik psikologlardır.

Gelişim dönemleriyle ilgili kısa süreli gelişimsel krizlerden (ergenlikteki kimlik sorunları ve yaş dönümü depresyonları gibi) fobi, depresyon ya da şizofreni gibi daha ağır sorunların tedavisine kadar ilgilendikleri sorunlar değişebilmektedir. Bireyi değerlendirmek amacıyla test ya da ölçek uygulama ve yorumlama ile bireysel ya da grup psikoterapisi yapma da klinik psikoloğun önemli görevleri arasındadır.

Psikolojik danışmanlık nedir?

Herhangi bir tıbbi müdahalede bulunulmadan konuşarak, genellikle haftada bir kez 50 dakikalık görüşmeler şeklinde, psikolojik sıkıntıları olan kişilerin yaşantılarına dair farkındalıklarını arttırıp sorunlarına yönelik daha etkin çözümler geliştirmesinin amaçlandığı bir süreçtir.

Kişi ne zaman psikoloğa gitmeye ihtiyaç duyar?

Kişiler yaşamlarında karşılaştıkları sorunlarla başa çıkmada zorlandıklarında, kendilerini rahatsız eden duygu, düşünce ve davranışları olduğunda, kendilerini tanımak ve davranışlarını anlamak istediklerinde, aile içi ya da kendi içlerinde yaşadıkları çatışmaları her zaman uyguladıkları, bildik yöntemlerle çözemediklerinde, yaşadıkları sorunlarla ilgili danışmanlık almak istediklerinde psikoloğa gitmeye ihtiyaç duyarlar.

Psikolojik danışma nasıl işler?

Psikolojik danışma bir süreçtir. Bu süreçte kişiye neyi nasıl yapacağı söylenmez, akıl ve öğüt verilmez. Tüm bunları kişinin kendisinin bulmasına yardımcı olunmaya çalışılır. Bu sebeple psikolojik danışmanlık psikolog ile danışanın birlikte ilerlediği bir dizi adımdan oluşur. İlk adım danışan ve psikoloğun karşılaşmasıyla başlar. Sonrasında danışan tarafından sunulan problem tanımlanır, beklentiler belirlenir, psikolog süreç için uygun yöntemi seçer ve danışanın da isteğiyle uygulama başlar. Son adım olarak da kişinin sorun yaşadığı alanların ortadan kalkmasıyla görüşmeler sonlandırılır ve izleme süreci başlar.

Psikolojik danışmanlık ne kadar sürer?

Psikolojik danışmanlığın ne kadar süreceği danışanın şikayeti, kişilik özellikleri, problemlerle başa çıkma becerileri gibi faktörlere göre değişir.

Psikolojik danışmanlık ile ilgili doğru bildiğimiz yanlışlar

Konuşmak sohbetten daha fazla bir yere götürür mü? Sadece konuşarak sorunlarım çözülür mü?

Psikolojik danışmanlık ve psikoterapi konuşmanın ötesinde danışan ile karşılıklı ilişki ve iletişi­mi kullanarak, kişinin sorun alanlarının ve geçmiş yaşantısının detaylı olarak araştırıldığı, sorun alanlarının kaynaklarının belirlenerek kişinin farkındalığının sağlandığı temelde dinleme ve anlamaya dayanan bir süreçtir.

 Bir seans ile bütün sorunlarım çözülsün. Bir kez gideyim reçete verilsin onları yapıp sorunlarımı çözeyim.

Psikolojik danışmanlık ve psikoterapilerde kişinin gerçek sorun alanlarını fark etmesi ve çözüm üretebilmesi zaman gerektirir. Süre konusunda aceleci davranmak ve beklentileri yüksek tutmak sürecin hayal kırıklıklarıyla sonlanmasına neden olacaktır. Şunu unutmamak gerekir ki kişisel değişimler yavaş adımlarla gerçekleşir.

Psikoloğa giderek tüm sorunlarımı anlatacağım ve rahatlayacağım.

Psikoloğa gitmek sanılanın aksine gidilir gidilmez tam anlamıyla rahatlatma yaratan bir süreç değildir. Tabii ki kişilerin kendilerinin ifade etmekte zorlandıkları, kendileri için sıkıntılı olan konuları seans içinde paylaşmaları rahatlatıcı olacaktır. Ancak seanslarda esas olan kişinin içine atarak görmekte zorlandığı, yüzleşmekten kaçındığı duygu, düşünce ve yaşam olaylarının konuşulmasıdır ki bu durumla yüzleşen kişiler öncelikle daha fazla rahatsızlık duyguları yaşayacaklardır. Beklenen rahatlama psikoterapinin ilerleyen seanslarında ortaya çıkmaktadır.

Gideyim de bir hipnoz yaptırayım. Sorunlarımın asıl nedenlerini bulup değiştirsinler, rahatlayıp çıkayım (“Ben bir çaba harcamadan iyileşeyim”).

Hipnoz; bakışla, sözle, imajinasyonla ya da bazı yardımcı nesneler kullanılarak telkin ile oluşturulan özel bir bilinç durumudur. Sanıldığı gibi hipnoz kişinin tamamen bilincini kaybederek pasif bir şekilde telkin aldığı bir durum değildir. Aksine kişi her şeyin farkındadır, kontrolü kaybetmiş değildir ve istediğinde hipnozu kendisi de bitirebilir. Hipnoz bilinçdışına itilmiş olan ve hatırlanmak istenmeyen anılara gidilebilmesini, gevşeyebilmeyi ve imajinasyon ile çalışılabilmesini sağlayarak kişinin pasif kalmasını engeller. Unutmamak gerekir ki yaşamda hiçbir hedefe çaba harcamadan erişilemez.

Psikoloğa gidince kesin iyileşirim.

Bir psikolog her danışanı, her sorun alanını iyileştiremez, her terapi yöntemini kullanamaz. Bazı durumlarda sizi başka psikologlara yönlendirebilir. Ayrıca psikolojik danışmanlık danışan ve psikoloğun işbirliğine dayanır. Psikolog danışanın işbirliği olmaksızın tek başına sorunları çözemez.

Doğru yerde misiniz?

  • Görüşmelerde size 40-50 dakika ayrılıp ayrılmadığına,
  • Seansların biçimlenmesinde sizin işbirliğinize değer verilip verilmediğine
  • Tüm hastalıkları tedavi edebildiğini, sizi %100 iyileştirebileceğini iddia edenlere,
  • Herhangi bir yöntemle sizi 3-5 seansta tedavi edeceğini söyleyenlere,
  • Başvurduğunuz kişinin kim olduğuna ve eğitimine, psikiyatrist mi yoksa klinik psikolog mu olup olmadıklarına,
  • Görüşme sırasında bilgisayarda çalışmak, telefonla konuşmak gibi görüşmenin çerçevesini bozacak hareketler yapanlara,
  • Psikiyatrist olmadığı halde size ilaç öneren ya da ilaç tedavinizi kesmenizi isteyen kişilere dikkat etmelisiniz.

Klinik Psikolog Şebnem Turhan ile iletişime geçin