Somatizasyon

En genel haliyle  “bedensel bir hastalıkla açıklanamayan fiziksel yakınmalar” olarak tanımlanan somatizasyonda bedensel bir ya da birden çok şikayet söz konusudur ki bu şikayetler ruhsal süreçlerimizden ayrı düşünülemez. Çünkü ruh ve beden bir bütündür ve birbirlerinden ayrı çalışmazlar. Aralarında bir uyum, işbirliği ve denge vardır.  Bedenimizde bir değişiklik olduğunda ruhumuz, ruhumuzda bir değişiklik olduğunda da bedenimiz bu değişimlerden etkilenir.

Somatizasyonun karın ağrısı, bulantı, kusma nöbetleri, öğürmeler, karın şişmesi; ses kısılması, sağırlık, körlük, yutma güçlüğü, felç benzeri durumlar yaşama; adet bozuklukları, düzensizlikleri, aşırı kanamalar, gebelik esnasında aşırı kusmalar nedeniyle sık sık hastanede yatma; cinsel isteksizlik ya da cinsel birleşme esnasında ağrılar yaşama; bedenin değişik yerlerinde değişik derecelerde ağrıların olması; soluk darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, baş dönmesi gibi çeşitli belirtileri vardır. Bu şikayetler tıbbi olarak açıklanamaz ve genelde stresten kaynaklandığı söylenir. %90’ı 25 yaşından önce başlar. İlk belirtiler çoğunlukla ergenlik döneminde ortaya çıkar ve kişinin okul, aile, sosyal ve iş hayatını olumsuz şekilde etkiler.

Genetik sebepler, hatalı öğrenmeler, kültürel sebepler, stresle başa çıkma becerilerinde düşüklük, çocukluk dönemi ya da daha geç dönem yaşanmış travmalar somatizasyonun oluşumunda rol oynayan unsurlar olarak sayılır.

Somatizasyon bozukluğu olan kişiler beden duyumlarına normalden çok daha fazla odaklanırlar. Çünkü bu kişiler genellikle üzüntü, keder, hüzün, öfke, mutsuzluk, ilgisizlik, isteksizlik, kötümserlik…gibi keyifsizlik veren duygularını özgürce dışa vurulamaz, açık bir şekilde ifade edemezler. Bunun yerine aşırı bir şekilde bedensel şikayetlerinin üstünde dururlar. En küçük ağrıları, beden duyumlarını ve tahminlerini büyütür, ciddi hastalıklara yakalanacaklarına inanır ve korkarlar.

Somatizasyonun yaygınlığı, toplumdan topluma, batıdan doğuya farklılıklar göstermektedir. Daha geleneksel ve tarım toplumlarına özgü bir psikopatoloji olduğu düşünülmektedir. Çünkü birçok ilkel toplumun dillerinde ruhsal yaşantıları anlatan sözcükler yoktur ve duygular genelde bedensel belirtiler aracılığıyla anlatılır. Birçok toplumda duyguların özgürce dışa vurulması da hoş karşılanmaz ve duyguların sembolik beden diliyle ortaya konması somatizasyonu doğurur.

Tedavisinde ilaçlı tedavi ve psikoterapi birarada kullanılmaktadır. Psikoterapilerdeki amaçlardan biri duyguların tanımlanması, ifade edilmesi ve bedensel şikayetlerle bağlantılandırılmasıdır. Bir diğer amaç da kişinin şikayetlerine ilişkin negatif ve hatalı düşüncelerinin belirlenmesi ve bunların pozitif düşüncelerle değiştirilmesidir. Bu amaçlara ulaşılabilmesi için sanat terapileri en etkin terapi yöntemlerinden biridir. Çünkü sanat terapileri dile gelemeyen ya da dile gelmesi güç olan, sıkıntı ve acı hissi veren duygu ve düşüncelerimizi ifade etmemizi, kendimizi geliştirmemizi ve sorunlarla başa çıkabilmemizi sağlayan bir terapi yöntemidir.

Klinik Psikolog Şebnem Turhan ile iletişime geçin

Psk. Şebnem Turhan

Klinik Psikolog Şebnem Turhan

Klinik Psikolog Şebnem Turhan kimdir? Hakkında bilgi almak için tıklayın.

İletişime Bilgilerim

Adres: Nishistanbul Office B Blok D 184 Yenibosna Bahçelievler İstanbul
Telefon: 0535 690 98 77